Pazar
Kahvaltısı
Haftanın en
sevdiğim günleri Cuma ve Cumartesi. Hafta sonu kapsamında
değerlendirilse de Pazar günü ise özellikle öğleden sonra
akşama doğru başlayan Pazartesi sendromu sancılarıyla çok
sevdiğim bir gün sayılmaz.
Yine de kahvaltı keyfi diyince benim aklıma Pazar günü
gelir. Pazar keyfi kahvaltı keyfi biraz da.

Ne kadar geceden kalma da olsan mümkün olduğunca erken bir
saatte sürüne sürüne de olsa yataktan kalkıp kendini dışarı
atman gerek. Üç beş dost zaten hafta içinden sayıklamaya
başlamış, kahvaltıda yiyeceklerinizi anar olmuşsunuzdur.
Uyanamayanlar aranır, bir yerlerde buluşulur, uyku bilahare
açılır ve kahvaltı mekânına yol alınır. Deniz görmek
istersek Hisar’dır vazgeçilmez. Sıcak lavaş ekmeği ve
kızarmış hellim derim başka bir şey demem. Geç kalıp trafik
ve insan seline kapılmışsak bazen Emirgan’a devam ederiz,
bazen de Yeniköy’e.
Bugünse Cihangir'e kırdık dümeni. Yer Van Kahvaltı Evi.
Güneşli bir Pazar günü, kaldırıma atılmış masalardan birine
yerleşip otlu peynirli, örgü ve tulum peynirli, pastırmalı
menemenli, sucuklu yumurtalı, tabii ki olmazsa olmaz bal
kaymaklı, tahin pekmezli, kavrulmuş buğdayla hazırlanan
kavutlu bir kahvaltıdayız. Çaylar bittikçe doluyor, kızarmış
ekmekler yenileniyor, sohbet gitgide koyulaşıyor.
Kahvaltı bitince bir Türk kahvesi içmeye meydandaki
kahvelerden birine geçiyoruz. Yan masadaki adamı bir
yerlerden gözümüz ısırıyor, oyuncular kahvesindeyiz diye mi
acaba?

Bu kadarla da kalmıyor, eve dönmeden önceki hedef Çengelköy.
Çınaraltı'nda elma çayları ve sohbete devam..
Sabah 9dan akşamüstü 4e kadar geçmiş zaman ve Pazartesi
sendromu yeni yeni kapıda görünürken hoop bir komedi film
koyuyoruz hemen. Kanepede mayışırken ev sineması keyfi.
Gün mü uzadı sendrom mu unutuldu bilinmez ama bu Pazar
kahvaltıları insana iyi geliyor galiba.
İyi haftalar…
Nilhan Fidan
30.08.2009
Nilhan Fidan' ın geçmiş
yazılarına ulaşmak için tıklayınız
www.yemekyapye.com