- Bir Bağımsız Film Festivali’nde daha
birlikteyiz. Biletler 2,5 yetele diye bir filmden çıkıp bir
diğerine girdik ne oldu, hangisi hangisiydi karıştı gitti.
Entel dantel, muhteşem eleştirmen kamuflajlı arkadaşların
konuşlmalarına ve salaş değil paspal oluşumuza küçümser
gözlerle bakmalarına katlanmamız da cabası. Sevgili kamuflaj
arkadaş, festival izleyicisi olmak için orda burda atıp
tutmana gerek yok ayrıca mısır da yiyebilirsin icabında.
Dantelliğin dozunu saptırma benim tepemi attırma!!
- Sevgili Kalleş Günlük Birader:
Dengeli
beslenme uğruna verdiğimiz onca emek hebaya mı gitti gene? Söz
ver söz ver nereye kadar icraat olmadıkça! Neyse bak daya
brokoliyi daya brokoliyi sonar cozut bir sepet ekmek ye olmaz
kii!! Ama bak ekmek siniri alıyor cidden.
..Uyumamıyorum
uyuyamıyorum sınav saatini kaçırırım diye/ Kadehlere koyuyorum
eski ezberleri unutup yeni ezberlere yelken açabileyim diye/
Bekliyorum bekliyorum önümdeki arkadaş kopya versin diye/ Unut
beni final haftaları ben bütlere kalıyorum..
- Kar yollarında edindiğim deneyimler
sonucu öğrendim ki fotoğraf çekeceğim diye kendini
kaybetmemek lazım. ‘’Amanın karda kalmış bir çiçek, kimsede
yoktur böylesi, en güzel kar fotisi benim ki olacak yaşasın!!’’gibi
düşünceler kapılma sevgili okur. Yoksa benim gibi kayıp
üzerine düşerekten zavallı çiçeği yamultman işten bile değil.
- Ufakçayken ben büyük bir coşumculukla
ipek böceği yetiştirmeye başlamıştım. Aylarca besledim o
kurtçukları, ellerimle dut yaprakları yoldum bahçelerden.
Kozaya girdiklerinde ne hayallere daldım. Hepsi birbirinden
güzel birbirinden rekli olacak dedim. Sonunda ne oldu,
içlerinden beyaz rekli korkunç suratlı uçan yaratıklar çıktı.
Heba oldu emeklerim hayallerim. Oysa ben evde egzotik el değmemiş
orman havası yaratacaktım. Buradan tüm ipek böceklerini
kınıyorum!
Giriş:
Üniversitelerarası bakan olsam.
Gelişme:
Kayıttır, not çizelgesidir, hocadır sınavdır hepsini topluca
kaldırsam. Yepyeni bir sistem kursam. Herkes gönlünce takılsa
sorar her şey yalan olsa.
Sonuç:
Üzerimdeki sıkıntı azalarak biter mi??
Sevgili
üniversite, artık beni altı saat kayıt yenileme kuyruğunda
bekletme. Hatta gecenin üçünde gelip kayıt için listeye isim
yazmayı normalmiş gibi söyleme. Bilgisayar denen şeyi kullan,
insanları ders programını yazmak için panoda kuruk etme.
Bürokrasiye takılıp çıldırtıcı işler yapacağına, üniversitenin
asıl amacı neydi diye bir düşün kanımca..
1) Şermiye,
Nevin ve Zarife’nin saç telleri toplamı 100.000 dir.
Zarife’nin saçları öyle hızlı uzamaktadır ki bu duruma kuaförü
bilem şaşırmaktadır. Nevin ise iki haftada bir yıkandığından
saç diplerinde birtakım minik canlılar türemeye başlamıştır.
Peki bu durumda Şermiye kime aşıktır?
A) Komşunun oğlu zırtapoz Emre’ye.
B) Zarife’nin kuaförüne.
C) Coni Dep’e.
D) Ne yapacağını bilemeyen Vecihi’ye.
E) Tümbirine
2) Ben tuvalete gidiyorum/ Bak benim bardaklar/ Aa Zülfü mü
gelmiş?
Cümleleri
arasında bir bağlantı kurulabilir mi? Kurulabilirse ne derece
anlamlı bir paragraf ortaya çıkar?
A) Kurulabilir, 180 derece.
B) Kurulabilemez.
C) Kurarsam olay olur.
D) Kararsızım once bi yemek yeseydik!
E) Çekiniyorum.
- Üç adımda gezelim görelim yemek yiyip
dönelim:
Bu hafta:
Paris
Gezelim: O
araklama eser müzesi senin bu araklama eser müzesi hepimizin.
Görelim: 50
çeşit renkte metro hattı.
Yiyelim:
Valla öğrenci kredisi krep almaya bile zor yeter!
iletişim adresim:
rahatsizmiyiz@yemekyapye.com
Arşiv yazıları için
tıklayınız
|